27 Ekim 2020 Salı
Ana Sayfa / İslamiyet Öncesi Türk Tarihi / Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı

Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı

1. Türk Adının Anlamı
Türk adının anlamı konusunda çeşitli görüşler ortaya atıl­mıştır. Bunlarda ikisi ilmi olarak daha çok kabul görmüştür. Bun­lardan birincisi; Türk doğan, türeyen ve çoğalan

İkincisi; Türk güçlü, kuvvetli, olgun anlamlarını ifade et­mektedir.
Bu anlamdaki Türk kelimesi ilk defa siyasi bir amaç doğ­rul­tusunda bir isim olarak Göktürk Devleti tarafından kullanıl­mış­tır. Daha sonra Türk soyuna ait bütün kitleleri temsilen milli bir ad olmuştur.
Coğrafi bir ad olarak Türkhia=Türkiye şeklinde ilk defa Bi­zans kaynaklarında Orta Asya için kullanılmıştır.
Batı kaynaklarında Anadolu için Türkiye ifadesi Anadolu Selçuklu Sultanı l. Mesud döneminde kullanılmaya başlanmıştır.

2. Türklerin ilk Anayurdu
Bu konuda yapılan son araştırmalar diğerlerine göre daha kesin ve doğru bilgiler içermektedir. Buna göre Anayurt’un sınır­ları;
Altay – Sayan Dağlarının kuzeybatısı
Tanrı Dağları’nın kuzeyi
Hazar Denizi’nin doğusu
ve Aral Gölü’nün çevresi olarak çizilmiştir.

3. Türklerin Tarih Boyunca Yayıldıkları Bölgeler, Genel Özellikleri ve Göçler

1. Anayurtta Ortaya Çıkan İlk Kültürler

a. Anav Kültürü
Türkistan’ın merkezi Aşkabat’la ortaya çıkarılan mezar anıtlarda çeşitli ev araç gereçleri ortaya çıkarılmıştır. Tür­klerde yerleşik hayatın yaşandığını gösteren ilk kültürdür.
b. Afanesyova Kültürü 
Abakan bölgesinde ortaya çıkmıştır.
c. Andranova Kültürü 
Tanrı Dağları ve Balkaş Gölü çevresinde yaşanmıştır.
d. Kalteminar Kültürü
e. Karasuk Kültürü
Yenisey Irmağı çevresinde yaşanmıştır. En belirgin özeliği madenin kullanılmasıdır.
f. Tagar Kültürü 
Abakan bölgesinde Taştık kültürü adıyla devam etmiştir. Resim sanatı ön plana çıkmıştır.

UYARI:
At’ın evcilleştirilmesi ve atlı arabaların kullanılması göçlerin sebeplerinden biri değil, göçleri kolaylaştıran faktördür. Türklerin kendi merkezlerinden çok uzak bölge­lere ulaşmalarını sağlayan araçtır.

UYARI:
Türk kültürü göçler sonu­cunda çok geniş bir bölgede yayılma ve tanınma olanağı bul­muştur.

UYARI:
Türklerin sürekli yer de­ğiştirmesi yaşa­dıkları çoğ­raf­yanın sınırlarının kesin ola­rak çizilmesini zorlaştırmıştır.

YORUM:
Bu durum da Türk Tarihinin bir bütün olarak incelenmesini güçleştirmiştir.

YORUM:
Tabiatıyla göç olayı sonucu yeni bir bölgeye yerleşen kül­tür, ya mevcut ortama uyum sağlayacak ya da mevcut or­tama ege­men olacaktır. Bu geliş­mede etkili olabilecek iki temel faktör vardır: Bunlar nufüs yo­ğun­luğu ve kültürel düzeydir. Nüfus yoğunluğu çok olan ve kültü­rel gücü elde eden yapı kendi hakimiye­tini kabul ettirir.

2. Göçler 
Göç: Bir sosyal veya siyasal oluşumun bir çok nedenlerden dolayı yer değiştirmesi olayıdır. Göç olayında kesin bir mekan kavramı vardır. Dolayısıyla topluluğu bu harekete zorlayan temel etmenler mevcuttur.
Göçlerin Sebepleri
a. Coğrafi etmenler (iklim – kuraklık)
b. Dış baskılar ve iç çekişmeler
c. Hayvan hastalıkları
d. Otlakların daralması
e. Türklerdeki hakimiyet anlayışı
f. Hızlı nüfus artışı

Göç Yolları 
Hunlar:
Afganistan’a ve Kuzey Hindistan’a
Kuzey Hunlar: Avrupa’ya
Ogurlar: Güneybatı Sibirya ve Güney Rusya’ya
Avarlar: Orta Avrupa’ya
Macarlar: Orta Avrupa’ya
Uygurlar: İç Asya’ya
Peçenekler:
Doğu Avrupa’ya ve Balkanlara göç etmişlerdir.

4. İskitler (SAKALAR)
Tarihte önemli rol oynayan Türk topluluklarından ilki İskit­lerdir.
Sakalar, Hazar Denizi ile Tanrı Dağları arasındaki geniş topraklarda yaşamışlardır. (M.Ö. VII. – VIII. yüzyıllarda)
İskitler, Kafkas dağlarını aşıp Hindistan sınırlarına kadar bütün İran’ı istila ettiler.

İskitler M.S ll. yüzyıl sonlarına doğru zayıflayarak Hunların ve diğer kavimlerin arasına karıştılar. Bir grup İskit, Moğol isti­lası sırasında kuzeye çekilerek oralarda yaşamaya devam ettiler. Bugünkü Yakut Türkleri Sakaların torunlarıdır.

UYARI:
Böylece Tuna’dan Orta Asya içlerine kadar uzanan bü­yük bir imparatorluk kurdu­lar. Bu büyüme sonucunda Sakalarda yönetici zümre kendileri olduğu halde hakimiyetleri altında çoğu İran asıllı olan pek çok boy mev­cuttur.

YORUM:
Bu yapılanmanın doğal sonucu olarak devlet bü­yük bir boylar federasyonu gö­rünü­münde idi. Bu durum aynı zamanda kültürel birliğin sağ­lanmasını da engellemiştir.

UYARI:
İskitler, atlı göçebe bir toplumdur. Hay­van­cılık, avcılık ve toplayıcılık temel geçim kay­naklarıdır. Kadın savaşçı­larına Amazon denir. Üzengi kullandılar. İskitlerin İran’la yaptığı savaşlarda gösterdik­leri kahramanlık­lar Alp Er Tunga destanına konu olmuştur.

Sonraki Haber

İhtiyaç Yayınları TG – Çözümleri Açıklamalı

            İHTİYAÇ YAYINLARI TG_2-2 İHTİYAÇ YAYINLARI TG_3-3 İHTİYAÇ YAYINLARI TG_4-4 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.